|
2011.06.19 - 11:28:20 |


HADI HEIDARI-IRAN

ANGEL BOLIGAN-MEXICO

"BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!"
HAYATI BOYACIOGLU-GERMANY

OGUZ GÜREL-TURKEY

ALPEREN KÖSEOGLU-TURKEY

MARIAN AVRAMESCU-ROMANIA

OMAR TURCIOS-SPAIN


SENDER:
LOUIS POSTRUZIN-AUSTRALIA
***
Bu yıl Aydın Doğan'da büyük odülü alan çalişmanin
Blachon tarafindan 1980 lerde çizildiğini ve karikatürün benzer olduğu iddasini
Austuralyalı çizer Louis tarafindan DQ'a gönderilmesiyle oğrenmiş oluyoruz.
Similar konusunda genel yaklaşımlardan ziyade ilgili karikatür
üzerinden analiz yapmak daha doğru olacağını düşünüyorum.
Aynı objelerin kullanıldiği bu iki karikatür bize ayni şeylerimi söylüyor acaba?
Kesinlikle hayır.Blachon karikatüründe çaresiz insanlarin bir göç serüvenini göremiyoruz.
Daha sakin yerler arayan 2 maceracının karşilaştiklari sürprizi goruyoruz.
(halk plajindaki kalabalıktan uzaklaşma isteğiinden bunu anliyoruz.)
Bu yıl odul alan karikatürde ise kesin bir göç olgusu var.
Ustelik tekne bir halk plajina yaklasmiyor Kapitalizmi temsil eden
zengin bir otelin havuzuna yaklaşıyor. Tekne içindekiler bize şunu bağırıyor:
"Bizim bu halimiz sizin havuzlarda serinlemek için
döktüğünüz paradan (lüksten) kaynaklaniyor.
Ama unutmayın aç insanlar bu havuzlara da gelir,size huzur birakmaz"
Bu iki ornek bize similar kavraminin ne kadar hassas dengeler uzerine
kurulduğunu bir kez daha soyluyor.
Hicabi Demirci
***
DQ'UN NOTU:
Her zaman yazdık, yine yazıyoruz..
"Similar-Benzer" konusunda yayinladigimiz karikatür örnekleri
cogunlukla şekilsel benzerlikleri içermektedir.
"Plagiar-Kopya" olarak degerlendirilebilcek olanların yorumu izleyenlerindir.
Kaldı ki, son dönemlerde bu örnekleri yayıinlamayi başka sitelere bıraktık.
Biraz da bu konuda taşları daha bir yerine oturtmak için
bu örnegi kullanmayı uygun gördük.
Iki karikatur arasindaki benzerlik ve benzemezlik detaylarina
Hicabi Demirci yeterince aciklik getirmis.
Fazla söyleyecek bir sey yok..
***
smilar üzerine,
en başta aydın doğan yarışması ile ilgili verilen örneğin yorumlanmasının
smilar olmadığından gereksiz olduğunu düşünüyorum..smilar-benzerlik
konusunda özellikle son 2-3 yıldır uluslararası sitelerin pekçoğunda
örnekler yayınlanmaktadır..her verilen örneğin bu kategoriye girip-girmediği
ayrı bir yazı konusu olabilir..ama gözüken şudur ;
smilar-benzerlik-esinlenme-taklit-çalıntı vb kavramlar çok fazla içiçe
geçmiştir..oysa esinlenmek ne bir çizer için ne bir ressam için ne sinemacı
için ne heykeltraş için olumsuz bir şey değildir..ama esinlenmenin ötesinde
sanatçının attığı adım fazla yoksa karşımıza taklit durumu
çıkabilir..dolayısıyla smilar-benzerlik-esinlenme-taklit-çalıntı vb
kavramları aynıymış gibi göstermek zaten konuyu çıkmaza sokar..gözden
kaçırılan bir diğer detay da smilar konusunun sanki bugün ortaya çıkmış gibi
algılanmasıdır..oysa smilar hep vardı..ve var da olacak..ama günümüzün hızlı
iletişim ağları bu konuyu daha güncel hale getirmiştir..
smilar örneklerinin artması karikatür dünyasında özgünlük-yeni-sıradışı
örneklerin de eskisi kadar olmadığının da bize bir göstergesi olabilir..aynı
şeyleri düşünmek ne kadar doğalsa bunun sonucu smilar örneklerin artması da
doğaldır..ama aynı şeyleri düşünmek başka bir şeydir ,aynı düşünülen şeyleri
yine aynı kompozisyonla çizmek başka bir şey..önümüzde öyle örnekler var ki
mesela şezlongda yatan bir kadının yatışı-hareketi-elinde ki kitabı tutuşu
gibi ayrıntılar dahi aynı..şimdi bu durumda bunu smilar la sınırlamak hata
olur..
smilar konusunun görecelik noktasından çıkıp daha kuramsal-teorik hale
gelmesi salt bu örnekleri yayınlamakla olmaz..zaten türkiye de 2-3 site
dışında buna ilgi gösteren de pek yok..örnekleri yayınlamak elbette bir
gereklilik ama dediğim gibi bu yetmez..konunun gerekirse panellerde açık
oturumlarda tartışılması da gerekli..ama görüldüğü kadarıyla karikatürle en
ilgisiz konular bile panel konusu olurken bu konu bir türlü panellik düzeye
gelemedi (!)..karikatürün teorik tartışmalarının eski zenginlikte olmaması
karikatürde sıradan örneklerin yer yer çoğalmasının da sebeplerinden
biridir..özgünlük yarışma albümlerini karıştırarak elde edilmez..yine
özgünlük bildik konuları ufak değişikliklerle çizmekle de olmaz..bakın her
ay onlarca yarışma düzenleniyor ve soralım bu ödüllü işlerin yüzde kaçı
hafızanıza kazınıyor..?..işte smilar konusu özgün işlerin sayıca artması
azalması ile de doğru orantılıdır..ama kesin olan şudur..her smilar örneği
çizerleri taklitçi yapmaz..tesadüf-aynı şeyleri aynı anda düşünme her zaman
olacaktır..ama şu da var : 2011 de çizilmiş bir çalışmanın diyelim 1996 da
daha önce yapıldığı gerçeği de değişmeyecektir..bugün aynı yarışmada dahi
benzer onlarca örneğe rastlamak mümkün..ama yukarıda da değindiğim gibi
smilar-benzerlik-esinlenme-taklit-çalıntı vb kavramların hepsi aynı şey
değildir..bunu aynı gösterme çabası konuyu sulandırmaktan başka bir şeye
yaramaz..daha uzunca bir süre smilar konusu tartışılacaktır..ama konuyu
gündemde tutanları kategorize etme-etiketleme çabası anlamsızdır..çünkü
smilar konusu karikatürün teorik temeli noktasında elimize bazı detayları
sunmaktadır..bir anlamsız olan detay da çizerlerin benzer örnekleri
yayınlandığında savunma yapması-tepki göstermesidir..burada yine unutulan
smilar konusunun halen tez aşamasında olduğudur..teorinin oluşması için önce
tezlerin ortaya çıkması gerektiği unutulmaktadır..bundan 5-6 yıl önce
benzeri çıktığı için ödül alan çalışmanın ödül iptali belki hayaldi..ama
bugün var..bu da bize konunun sanıldığından geniş boyutta olduğunu
gösteriyor..smilar konusunda örneğin jürilerin de sorumlulukları
unutulmamalı..dünyayı izleyen,yarışma sergilerde ki çalışmaları izlemeye
çalışan,albümleri yakından izleyen yani genel olarak karikatür dünyasını
izleyen ulusal sınırlarda kalmayan jüri üyelerin bu konuda daha doğru
seçimler yapması mümkündür..ama bu konuda çizerlerin de ciddi çelişkisi
elbette var..dünyaca ünlü kurumsallaşmış bir yarışmayı ''ön eleme''
sisteminden dolayı eleştirirken, 15 kişilik jürisinde sadece 1 çizerin
olduğu yarışmaya katılmayı da normal görebilmektedir..
oguz gürel
|